Üniversiteye ve Akademiye Dair Olumlu İmgeler Yıkılırken

SENDİKA / 01.02.2017

Sahi, memleketin dört bir yanından gelen insanlarla hemdert olma imkanını elde ettiğimiz yer değil miydi üniversite? Kurduğumuz dostluklar, sevdiğimiz kadınlar, sevdiğimiz adamlar değil miydi? Zihnimizi meşgul eden meseleleri konuşmak, fikir dünyamızı şekillendirmek uğruna hararetli ve bitmek bilmeyen tartışmalarda bulunmaktı belki de en çok.

Bunca yaşananlardan sonra hangimizin içerisinde üniversiteyi güzel kılan şeylere karşı heves kaldı peki? İnsanların ölmemesini istedikleri için imza atan akademisyenlerin imzası mıydı bu kadar güzelliğin üzerini örten? Peki ya ders anlatırken gözleri parlayan akademisyenlerin akademik faaliyet yapma hevesi mi? Hayır. Bütün güzelliklerin üzerini örten şey; masum imzalardan, masum isimlerden korkan, camdan imparatorlukların kendisiydi. Hayatın her alanını saran, tüm kurumları mekanizmasal bir iktidar anlayışıyla yönetmeye çalışan zihniyet en çok da üniversiteye, akademiye yakışmadı, yakışmıyor ve yakışmayacak. Zaten ilkesizlik ile şekillenen bir yönetim anlayışı ile akademinin yan yana olması beklenemez de.

Teker teker izledik, gerçeğin önündeki engellerin yıkılmaya çalışıldığı üniversitelerin zapturapt altına alınmaya çalışıldığını. Tesadüf değildi sanata ve gazeteciliğe yapılan saldırıların bilime ve bilim üretilen yerlere de yapılması. Marx’ın uzunca bahsettiği gibi; gerçekleri aramanın ve ifade etmenin üç temel yoludur; bilim, medya ve sanat. Ve üçünün de en yaşamsal ön koşuludur özgürlük…

“İmzacı hocalar” diye fişlendiler önce, odalarına işaretler konuldu kimi üniversitelerde. Sonra gece yarılarında yayımlanan KHK’larda listelenmeye başladı pek çoğunun ismi birer birer. Bir listede adlarını sıralayarak kopardılar onları öğrencilerinden. “Öğrencilerden kopardılar” diyorum sadece. Çünkü, onlar defalarca tekrarladılar bilim üretmenin tek yerinin üniversite odaları, amfileri olmadığını ve anlamadı onları akademide bir koltuk ve çek sahibi olanlar.

Listede adını görüp, odasını toplayıp gitmek daha kolaydı belki de. Öğrencilere yapılan umut dolu bir konuşma, geleceğe dair olumlu tahayyüller kurmak çok zor değildi gidenler için, bir şekilde kotarılıyordu işte. Oysa, sanki bir suçluymuş duygusu, sanki “niye ben değil” düşüncesi vardı kalanların gözlerinde. Buydu belki de amaçlananlardan birisi de; yavaş yavaş, yıprata yıprata, daha fazla yıkıma uğratarak yaşatmak bütün bunları. Kısa vadede amaçlarına da ulaşıyorlardı galiba, uzun vadede kaybedeceklerini düşünmeden…

Sonra istifa haberleri yükseldi “anlı şanlı profesörlerden ve doçentlerden, para ve koltuk sevdalısı, elitist hayat yaşamaya bağımlı olanlardan” Ve yıkılmaya başladı bir şeyler belki de. “Enayiler “dedi birileri, “o maaşlar bırakılır mı hiç” dedi banknot fetişistleri. Söylemediler belki ama bakışları anlatıyordu düşündüklerini. Kimileri boşalan koltuklar üzerine hesaplar yaptı belki, kimisi selam vermeye dahi çekindi kapılarından isimlikleri hiç zaman kaybetmeksizin sökülenlere.

Bu insanlar öğrettiler, öğretmeye çalıştılar bize yaşanan olayları bir adım geriye atıp, öyle bakarak yorumlamayı. Bu insanlar öğrettiler, olayları tarihsel bağlamına oturtup insanlığın ilerleyişi üzerinde değerlendirmemiz gerektiğini. Bu yaşananlar karşısında bunu yaptığımızda tarihin her döneminde olduğu gibi bu karanlığın hayata ve hayatı yaşamakta ısrar edenlere hakim olamayacağını görüyoruz.

Ve umudumuzu bu memleketten, memleketin sahici değerlerinden alıyoruz. Umudumuz Yaşar Kemal’in cümleleriyle somutlaşıyor: “Ben diyorum ki korkulmasın, dünyanın hiçbir yerinde, durum ne kadar umutsuz olursa olsun, ilericiler öyle uzun zaman gericilere yenik kalmazlar.”

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s